![]() |
Aktif Konular Üye Listesi Takvim Arama |
| Alevi Büyükleri | |
| |
|
| Yazar | Mesaj |
|
admin
Yönetici
Kayıt Tarihi: 01-Ocak-2006 Gönderilenler: 10
|
![]() Konu: Pir Sultan Abdal HakkindaGönderim Zamanı: 10-Mart-2009 Saat 23:55 |
PIR SULTAN ABDAL GELENEGI - Ilhan BASGÖZPir Sultan’in eserlerini en güzel açiklayacak sözcük imece’dir. O’nun siiri, insanlarimizin ele ele verip çektigi halay gibi, bulgur gibi, ektigi tohum gibi, biçtigi ekin gibi imece ile dokunmus bir halk kumasidir. Incelikler, yogunluklari ile bu siirin tümünü Pir Sultan Abdal düzüp kosmus, dokuyup yaratmis olamaz. “Gel benim uzun boylu selvi çinarim Köy Aleviliginin Özellikleri Pir Sultan Abdal’in Banaz’in kerpiç duvarli, toprak damli evinde dogup büyümesi, oradan kopmamasi, Pir Sultan gelenegini, Anadolu Bozkirinin yoksulluk kültürüne sikica baglar. Sivas, Malatya, Kirsehir, tokat, Yozgat gibi bozkirda kurulmus kentler ve onlarin küçük küçük konmus köyleri, Aleviligin en yogun yasadigi çevredir. Köy Aleviligi de, temel din inançlarini Bektasilikle paylasir.Ilk üç halifeyi Ali’nin hakkini çalanlar olarak görür. Haci Bektas Veli’yi, Yol’un kurucusu, en ulusu olarak bilir. Ayniliklarin yaninda Tekke Bektasiligi ile Köylü Aleviligi arasinda, devletle iliskileri, toplum düzeni içersindeki yerleri ve çevre inançlarina bagliliklari bakimindan önemli ayriliklar görülür.
Bektasilik, Tekkeler çevresinde gelisen ve yasayan bir tarikattir, bir yoldur. Tekke kültürü, gerek Osmanli Devleti, gerek medrese Sünniligi ile uzlasmis, kurulu düzenin bir parçasi haline gelmistir. Nu yüzden Tekkenin vakfi vardir. Tekke her zaman devletten belli bir pay almistir. Haci Bektas Veli, bir Babai ayaklanmasini gerçeklestiren Baba Ilyas’in müridi. Bu dogru. Onun ayaklanmasi ezildikten sonra müritleri çevresine toplamis. Kirsehir’e konmustur. Ancak, Haci Bektas Veli Tekkesi kurulduktan sonra, artik Bektasi ayaklanmasi diye bir sey görülmez. Batini ayaklanmalari “Kizilbas Isyanlari” olarak nitelendirilir. Köy Aleviligi birçok bakimdan Tekke Aleviliginden ayrilir. Alevi toplulugu içinde dogup büyüyen, Alevi ana babadan gelen herkes Alevidir. Köy Aleviliginin en önemli töreni Tarikat Cem’i, yahut Görgü (Ikrar Verme) Alevilige giris töreni degildir. Kisi bu görgüden geçmeden de Alevi’dir. Bu tören, ancak erginler ve evliler arasina katilma hakki verir. Alevinin hayatinda bir baslangiç degil, bir asamadir. Köylü Aleviliginde, 12 Cem hizmetinin eksiksiz yapildigi törenler hemen hiç görülmez. her seyden evvel köy yerinde, bu hizmetler için egitilmis 12 hizmetli bulmak olanaksizdir. Sonra da her hizmetlinin altina birer posttan 12 post kolayina ele geçmiyor. Dedenin altina bir post seriliyor, yanina da bir dem sunan (saki) katiliyor, tören böylece yapiliyor. Tarikat Ceminin, Alevilikte önemini yitirmesine karsilik, Abdal Musa Cemi gibi, Hidirellez Cemi gibi Anadolu’nun bolluk törenlerine baglanabilecek toplantilar, onlarin arasinda önem kazaniyor. Köy Aleviliginin tekkesi yoktur. Alevi köyleri kutsal saydiklari birer Ocaga baglidirlar. Ocaktan gelenlerin Peygamber soyundan geldigine inaniyorlar. Din törenleri tekkelerde yapilmaz. Köy Aleviliginde din törenleri bir köy evinde, bir avluda, kutsal sayilan bir tepede, bir yatir önünde, bir su basinda, bir agaç altinda yapilir. Tekke Aleviliginde dört duvar arasina sikistirilan Alevilik, köy toplumuna, dogaya, köy evine, köy meydanina açiliyor. Köy Aleviligi toplumcu, toplayici, dayanismaci bir degerler bütünüdür. Bu degerlere sinirli bir ekonomik yardimlasma, dayanisma da eklemis, bunu din törenlerinin ayrilmaz bir parçasi yapmistir. Bu dayanisma kurumunun adi Müsahiplik, ya da Yol Kardasligidir. Her Alevi, Hak yoluna girmeden, bir Yol Arkadasi seçecektir. Yol Kardaslari birbirlerine keselerini alip verirken paralarini saymamalidir. Mallari birbirlerine helaldir. Biri fukara düsse öteki elinden tutacaktir. Birinin isi bozulsa öteki yardima kosacaktir. 1960’larin toplumcu Alevi ozanlarina göre, Alevi geleneginin Hak için kavgasi, insan haklari için verilmis bir kavgadir. Yüzyillar süren bu kavga, ezilen, hor görülen, haklari yenen, fukaralikta sürünen bütün halkin siyasi ve ekonomik haklari için yapilmistir. Enel Hak sirri, emegin ve alinterinin hakkini içinde saklayan bir sirdir. Bu sirri Emek-Hak diye anlamak gerekir. Bu yeni yorumun halka benimsetilmesinde Pir Sultan Abdalin çok büyük bir önemi vardir. Köylü Aleviliginin en büyük özelliklerinde birisi de devletle uzlasmaya yanasmamis olmasidir. Alevilik her firsat buldugunda Osmanlinin baski ve zulmüne karsi ayaklanmistir. Firsat bulmadigi zamanlarda ise devletten uzak durmus ve soguk davranmistir. Alevi geçmisindeki bu ayaklanma gelenegi daha Selçuklular zamaninda Anadolu’da, Iran’da beliren ve despot devletlere karsi daha demokratik egilimli düzenler kurmak için çarpisan Batini hareketler zincirinin bir parçasi Baba Ilyas’in, Baba Ishak’in, Seyh Bedreddin’in ayaklanmalari bu zincire baglanabilir. Pir Sultan Abdal geleneginin en önemli örneklerini onun kavga siirlerinde görmekteyiz. Pir Sultan köylülerle birlikte ele ele, omuz omuza bir kavgaya katilmasi, siirlerinin bütün insanliga seslenen bir çizgiye ulasmasini, evrenselligini göstermektedir. Ask siirimizde irili ufakli, yerme, taslama, kinama gelenegi vardir. Ama Pir Sultan en büyük yergilerini Sultan’in kendisine yöneltir. Sultan ve Hizir pasa kötülüklerin bas sorumlusudur. Padisah masumlari bogdurur; sagirdir, halkin feryadini duymaz; ahirette esek sipasi olup zirlayacaktir. Hizir Pasa zalimdir, hirsizdir, yetimlerden yedigi haram mal ile palazlanmistir. Onun yedigi harami itler bile yemez. Kadilara gelince rüsvet yerler, yalan fetva verirler, hak söyleyen dilleri kestirirler… Pir Sultan Abdal gelenegi, bize degistirilmesi istenen düzenin yerini alacak, özlenen, ugrunda savas verilen toplum düzeninden de çizgiler verir. Pir Sultan Abdal siiri bize gelecek güzel günler için umudun türküsü olmustur. Bizde bu umudu diri tutmasidir önemli olan. Bu umudun ugruna dögüsülür, bas verilir oldugunu göstermesidir. Bunun içindir ki, bozuk düzene karsi gelen genç kusaklar yanlarinda Pir Sultan’i bulmuslar; siirde, oyunda, düz yazida O’nun türküsünü yeni bir özle doldurarak yeniden söylemeye durmuslardir. Ilhan BASGÖZ Kaynak : Bu makale “Anadolu Aleviligi ve Pir Sultan Abdal “ adli kitaptan alinmistir Pir Sultan Abdal Kültür Dernegi Yayinlari |
|
|
|
|
admin
Yönetici
Kayıt Tarihi: 01-Ocak-2006 Gönderilenler: 10
|
![]() Gönderim Zamanı: 11-Mart-2009 Saat 00:01 |
PIR SULTAN ABDAL ÜZERINE - Irene MELIKOFFPir Sultan’in asil adi Haydar’dir. Sivas ili, Yildizeli ilçesi, Çirçir Nahiyesi Banaz Köyünde dogmustur. Bir Bektasi ocaginin Piriydi. Sosyal ve inanç isyaninin basini çekmistir. Bu olay, Kanuni Sultan Süleyman ( 1520-1566) ve Sah Tahmasap (1524-1576) zamaninda olmustur. Sah Tahmasap, Sah Ismail’in ogluydu ve adi Pir Sultan’in siirlerinde geçmektedir.
Pir Sultan’in müritleri arasinda Hafik ilçesi, Sofular Köyünden gelen Hizir isimli bir dervis vardi. Hizir, Pir Sultan’in iznini alarak Istanbul’a gitmis ve sansi açilmis, Pasa ve Beylerbeyi olmus.
Efsaneye göre, Pir Sultan, Hizir’a: “Gidip okuyacaksin. Pasa, hatta vezir olacaksin. Fakat beni asmaga geleceksin!” diye söylemis. Pir Sultan Osmanlinin zulmüne karsi ayaklandiginda, Pasa olan Hizir, isyani bastirmak görevine tayin olmus. Pir Sultan Hizir tarafindan tutuklanip Sivas Toprak Kalesine konmus ve idama mahkum edilmistir.
Tekrar efsaneye göre, Hizir Pasa, Pir Sultan’in hayatini kurtarmak için O’ndan “Sah” kelimesini kullanmadan üç nefes istemistir. Pir Sultan sazini alip Sah’i öven üç nefes söyledi. Fakat bu övgü Iran Sahini degil, Sah-i Merdani, yani Ali’yi anlatiyordu. Pir Sultan asildi ve Hizir Pasanin adi lanetle anildi.
Tarihte, Hizir ismini tasiyan birkaç devlet adami oldu. Ama büyük bir olasilikla Pir Sultan’i asan Hizir Pasa, 1551/2 ve 1567 yillari arasinda Pasalik yapmis veya 1560-1567 yillari arasinda Beylerbeyi ve Bagdat Valisi olan Hizir Pasa olabilir. Bahsedilen olaylar Pir Sultan’in isyani, yakalanmasi ve idami süresinde, Hizir Pasanin Bagdat yolunda iken Sivas’tan geçtigi zaman olabilir.
Ali’yi öven ve Pir Sultan’in idamina yol açan nefesler her zaman söylenegelmistir. Ilk önce Pir Sultan su nefesi söylemistir.
“ Hizir Pasa bizi berdar etmeden
“ Kul olayim kalem tutan eline Allahi seversen katip böyle yaz : Dünü gün ol Sah’a eylerim niyaz
Pir Sultan üçüncü bir deyisle sözlerini bitirmis :
“ Karsida görünen ne güzel yayla
Pir Sultan Abdal efsanelestirilmis, ayaklanmasi ve idam edilisi toplumsal kosularla göre güncellestirilmektedir.
Halk kahramani oldu ve isyani halk haklarini savunmak için ve baskiya karsi mücadeleler hareketi olarak görülüyor.
Siirleri halk tarafindan çok sevilir ve sözleri kosullara göre degistirilir. Asagidaki deyis herhangi bir olayi protesto eden gençlerin toplanma marsi gibi kullaniliyor.
“Gelin canlar bir olalim
Hüseyin’in kanini almak ve düsmanlarini kirmak, yani Yezid ve Mervan’a karsi bir direnis çagrisidir. Sözlerindeki gizli mana, baski altinda kalan halkin intikamini alan bir kahraman gibi anlasilmaktadir.
Edebiyat bakiminda Pir Sultan Abdal’in siirleri essizdir. Manzaralarin tasviri ve doga güzelligini O’nun gibi kimse ifade edemez. Dili ve yazis tarzi yeganedir ve kimse ile mukayese edilemez.
Ayni zamanda siirlerinin derinligi essizdir. Mistik düsüncelerini ifade etmek için sair, doga dünyasindan gelen sembolik imgeleri kullaniyor.
Kerbela trajedisi Alevi-Bektasilerin hatirasinda devamli olarak canli yasiyor. Ayn-i Cem’de anilir. Bu sembol ayni zamanda genis halk kitleleri nezdinde anliligini korumaktadir. Hüseyin’in drami olaylara göre güncellestirilmektedir.
Kerbela her zaman haksizligin ve Alevilere karsi yapilan baskilarin sembolü oldu. Hüseyin haksizlikla öldürülen bir sehidin / sehitligin sembolüdür. Örnegin :
Asrimizin son çeyreginde genç aleviler cahilligin uyusuklugundan uyanip okumaya basladilar. Düsünsel sinifin etkisi altinda ve Avrupa ülkelerine göç eden isçilerin etkisinde sinif çatismalarindan ve Marksist fikirlerden etkilendiler. Kerbela sehitleri o zaman yeni bir anlama kazandi. Onlar sosyal baskinin bir sembolü haline geldiler.
Bilindigi gibi Alevilerin çesitli akimlari izleyen birkaç, hatta bir çok dernekleri var. Bunlar : · Kemalist idealini koruyan ve eski Bektasilerin manevi çocuklari olan “Haci Bektas Dernekleri”, · Devlete yakin olan ve Aleviligi Sünnilige baglamak isteyen “Cem Dernekleri” · Eski zaman Kizilbaslarin yoluna sadik kalan, Pir Sultan’a hayran olan “Pir Sultan Dernekleri”
Yakin geçmiste 2 Temmuz 1993 tarihindeki kanli Sivas Madimak Katliami bu görüsü daha da arttirdi ve siddetlendirdi.
Hazret-i Hüseyin’in ve Pir Sultan Abdal’in sehadet- leri iç içe girdi.
Anadolu halki için Pir Sultan Abdal, Kerbela sehit-lerinden daha yakin bir kahramandir.
O güncellestirilen ve canlandirilan bir Hüseyin oldu.
Kaynak : Bu makale “Anadolu Aleviligi ve Pir Sultan Abdal “ adli kitaptan alinmistir.
Pir Sultan Abdal Kültür Dernegi Yayinlari |
|
|
|
|
||
Forum Atla |
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma |
|